Forum

Konu ve mesaj oluşturabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Atma türküler

Düşer yuvalanırsın
Geçmeyesin kabana***(Uçurum,yar)
Sende benden beteri
Dertlimisin kaybana...”

 bıraktın gittin beni
Allahundan bulasun
Kimse almasın seni
Yine bana kalasın”

Odamın balkonunda
Sarmaşığın saksısı
Hep bana mı çatıyor
Güzellerin aksisi

‘Götürün enişteyi
Tanımayanlar görsün
Enişteye balduzi
Nazar boncuği taksun

Eniştenin cebinde
Elli liralık kalem
Doğru oyna enişte
Gülmesun bize alem

Enişte ince uzun
Alıyor saçaklara
Balduzun kurban olsun
Bastuğun toplara

Bu akşam haburaya
Yaprak sallanmayacak
Şaka maka diyoruz
Kimse alınmayacak’

Kiz

Pencereyi sen açtin
Sen açtinda ben kaçtim
Ben sevdalik bilmezdim 
Sifte yolu sen açtin

O yarim perçemim çok
Tarada yüzüne dök
Dağlar nazar devirur
Biraz da nazardan kork

Şemsiyemun altina
Ne yağmurlar yemişum
Ben bekarim bekarim
Sanmayin evlenmişum

Erkek

Keseyim zülüfünü
O kirmizi yanağa
Bakamayum saha
Kalirum günaha

Ha buradan yukari
Alir saha çalilar
O çiçekli fistana
Dalar delikanlilar

Karamişin dibine
Karayemiş fidani
Benimi alacasun
Yoksa eski sevdani

Dere

 Dereden geçeyiken
 Ayağim kaydi taştan
 Torba düştü dereye
 Çocuklar öldü aştan

 Endum derelerune
Bilmem nerelerune
Yaban asmasi olsam
Sarulsam bellerine

 Dere cider enişe
Ben ciderum peşine
Kaybana sevdaluğun
Yanmişim ateşine

 Derenun kiyisina
Sini kalayli sini
Evlenmek bi çeredur
Seç  de al eyisini

 İkinci evlilik

 Cemi celuyi baştan
Yelçenleri kumaştan
Evlendum bi olmadi
Evleneceğum baştan

 Kar yağar erimez mi
Ciden daha gelmez mi
Bi çere evlenenler
Bi daha evlenemez mi

 Kaynana 

 Keynananun iyisi
Derin olsun kuyusi
Yedi kat mezerlukten
Corunur munzurisi

 Armut budaklanur mi
Dallari saklanur mi
Anasinun yanina
Kizi kucaklanur mi

 O kaybana yetimluk
Dağlar oldi zeytunluk
Olmadi edemedum
Kaynanama celinluk

 Ağu karşiçi dağa
Yaprak vurdi yaprağa
Oğlan alurdum seni
Anan olsa toprağa

 Kemence

 O çemencem çemecem
Ne kerip bağurursun
Sen de banden kaybana
Kizlari çağurursun

 Kiz vermediler bağa
Çemence çaldum diye
Kurban olasun kurban
Benum çibi deliye

 Çemencemun ustine
Yay işlesun işlesun
Bu çemenceci dayi
Yanağundan dişlesun

 Peştamal 

 Sepetumun ipleri
Çeseyi omuzumi
At kara peştamalun
Bi coreyum yuzuni

 İndum dereye durdum
Peştamaluni buldum
Ben bilsem senun idi
Onda bi sarilurdum

 Al başuna başuna
Makas peştamaluni
Baraba çikaralum
Sevdaluğun tadini

 Makas peştamaluni
Bağla ince belune
Kurban olayim yarum
O kara cozlerune

 Sevdalik 

 Sevdaluk ince maraz
Yürek yakar  can almaz
Sevda halinden bilen
Kizindan para almaz

 Habu yaşumdan sonra
Sevdaluk yapacağum
Koca diye koynuma
Seni mi alacağum

 Suyun altina desti
Dolmadisan dolacak
Bizum sevdaluğumuz
Olmadisan olacak

 Sevdaluk edeceğum
Sevda bilenlerinlan
Başum belaya cirer
Çoyun cuzellerinlan

 Türkü

 Atma türkü atarim
 Yüreğini yakarim
 Eşçi çaruklarimi
 Boğazuna takarim.

 Ayağima patiler
 Kay dedim kaymadi
 Dedim yanina türkü 
 Deme beni saymadi

 Tek ağaçsun tek yere
Tohumlari ek yere
Ole turçi takarum
Canli  cirersun yere

 Baştan başlayacağum
Turçi kuviççasini
Şini soyleyeceğum
Turçilerin hasini

Baba Oğul Türküsü - (Kazim ve Mecit Kalyoncu -Çayeli-1986)


Baba: 
İki turki yazayim gelmiştur sirasina
Mecit kumaş gönderdi köydaki babasina
Evlatlar öyle eder yeri vardur Yasin'a
Kazim giydi elbise bakun fiyakasina
Kumaşi kahverengi yakişti modasina
Hepten kalmişim çiplak Silva ortasina
Sarildum, yatayirum bir meşin paltosina
Ancak akli geldi babanun kafasina
Şimdi ancak vuriyi kafasinun tasina
Kalayi fayda etmez yureğinun pasina
Bu işi vereceğum Ulus gazatasina
Mecit açar radyoyu hep bakar sefasina
Kazanduğu parayi doldurur kasasina
Baba evlatlarini gezdurur arkasina
Evlat anayi satar elun paytarasina
Baksana memlekete ananun cefasina
Hocalar vaiz eder hafta Cumaasina
Bir evlat asi olur  analan babasina
Onun yeri hazirdur Cehennemun ortasina
Bir gün gemin tutulur Kasim furtunasina
Durur denize duşmağa gemi güvertasina
Bir liman bulamasun Siliva yakasina
Maşalla rastgelmiştik evlatlarun hasina
Ben yine sarilayim çayun kuviçasina
Sakin darilma oğlum babanin şakasina.

Oğul:
Bugün bir mektup aldum şaştum okumasina
Biz da cevap yazalum onun anlatmasina
Babalar alişuktur evlat ağlamasina
Ben da ağliyacağum gitmesun fenasina
Yasin'da buldum ayet uydurdum şakasina
Bir ayet daha vardur bakarsan arkasina
Baba düzen verecek takasi takasina
Sonradan sarilmasun Mahşerde yakasina
Herkes bir tezgah kurdi oturdi masasina
Senun canun darlandi anamin sobasina
Anamlan rahat eyle pek bakma karasina
Daima alçaktan yürü tuz doğma kafasina
Bir meşin palton vardur bir mangir pahasina
Kiymetuni bilusan bakmasun dahasina
Biraz da temas ettun radyonun havasina
O da intikal etti babadan mirasina
Bir nefes nefesine bedeldur dünyasina
Bunu şaka söyledum bakma palavrasina.
.....
.....
.....
.....
.....

Damat Kaynana Türküsü


Damat 

Cebumdeki harçluğum
Endi iki kuruşe
İki güne bir ekmek
O da değmeyi dişe

Hizari taktum kola
Bugün yürüdüm işe
Bir içmağa durince
Yetmeyi on beş şişe

Kaynana

Ettun yeni elbise
Taktun beyaz yakayi
O ki evden yürüdün
Değiştun fiyakayi

Mütahit giden adam
Niçun hizar takayi
Elettuğun yağ, peynir
Geçti on beş okkayi

İçtun on beş şişeyi
Yirmaktan mi akayi
Haçanki raki içtun
Vur yere tabakayi

Eyi çaliş eniştem
Şevki evi yikayi
Çaliş eniştem, çaliş
Üç can sana bakayi.