HoşGeldiniz Ziyaretci!
 İleri 1 Etkinlik Var 
25/12/2010 - 25/12/2010
Kübra&Fatih Yüce Düğün

Eylül 2010
  1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30  
Etkinlik Ekle Etkinlik Ekle

Dernek toplantısı
Düğün
Festival Etkinlikleri
Nişan
 Ana Menu 
atmacam.gif Genel
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Forumlar
tree-T.gif Atasözlerimiz
tree-T.gif Atma Türküler
tree-T.gif Fıkralar
tree-T.gif Şiirler
tree-T.gif Yöresel Dilimiz
tree-T.gif Karadeniz Mutfağı
tree-T.gif Arıcılık
tree-T.gif Köyümüzün_Ünlüleri
tree-T.gif Sayısal Loto Tahmini
tree-T.gif FotoğraflarBu Link Yeni Eklendi
tree-T.gif Karadeniz Linkleri
tree-T.gif İsimler ve Anlamları
tree-T.gif Bu Tarih Yıkılacakmı?
tree-T.gif Sohbet Oyun BulmacaBu Link Yeni Eklendi
tree-T.gif V i D e o L a R
tree-T.gif Oyun
tree-T.gif Bizi Destekleyenler
tree-T.gif Şehit Muhammet YÜCE İlköğretim Okulu
hamsim.gif Rize
tree-T.gif Rize_Fırma_Rehberi
tree-T.gif Rize Hakkında
tree-T.gif Rizede Turizm
tree-T.gif Rizeli Şehitler
tree-L.gif Rize Linkleri
cayfilizi.gif Çayeli
tree-T.gif Köy ve Mahalleler
tree-T.gif Çayelinden Öteye
tree-T.gif Çayın_dünü_bugünü
tree-L.gif Tulumum
nuke.gif Karaağaç Köyü Derneği
icon_members.gif Bize Ulaşın&İletişim
 Üye Menüsü 
Hoşgeldin, Ziyaretci
Üye Adı
Şifre

· Kayıt Ol
· Şifremi Kaybettim
Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 12
Üye: 1

Şu ana kadar
42951699
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç:
Ocak:2002

Açılış Sayfası Yap Açılış Sayfası Yap
Sık Kullanılanlara Ekle Sık Kullanılanlara Ekle
 Ziyaretçi Defterinden 
1:s.a: (mustafa şimşek)
2:selamlar... (ÇİÇEK YILDIRIM)
3:yardımla... (isimsiz)
4:NİŞANA D... (yasmin)
5:nişana d... (serdakan)
6:CAMİ ÇİN... (RECEP ÇAĞDAŞ)
7:halamın ... (Ahmet BALCI)
8:İLGİ VE ... (ZEKERİYA ÇAKIR)
9:nışan me... (SERKAN YILDIZ)
10:BAŞSAĞLI... (fantom53)

[ Tüm Mesajlar ]

Tulumum





TULUMUM

Oğlak derişi daha çok tercih edilir ve tüyleri temizlendikten sonra ayaklar son kısımlardan kesilir (çevrilip ters bağlandıktan
sonra) kesit bağlamışı daha iyi görünür. Ön ayaklardan birine tahta boru (lülük) arka adaklardan birine de nav bağlanır.
Böylece tulum dediğimiz alet meydana gelir. Lülük'ten (dudula=ağızlıl Üfleyip tulum şişirilir. Üflenen hava geri kaçmasın diye tulumcu lülüğün (dudula) ağzım dili ile kapatılır tulum çalan kişi bu suretle nefes alabilir. (son zamanlarda lülük ağzına konan bilye
sayesinde tulumcular türkü bile söyleyebiliyorlar.) sıkışan hava mecburen, nav içinde bulunan çimon/çibu denilen ses veren
kamış borulara hücum eder ve ses çıkararak dışarı çıkar. Ekseriyetle çibular yan yüzeylerinden 5 delikli olup bu delikler Nav'm
üst yüzüne yani tulumcunun parmaklarım oynatacağı bölüme bir çift olarak yerleştirilir. Çimon/çibular, nav içinde ikiden fazla da
olabilirler. Her birinin sesi tulumcunun ustalığına göre ayarlanır. Tulumdaki kısımlara biraz daha açıklık getirelim: Çimon/çibu:
Kamış veya tahıl sapı boğum yerinin bir tarafından diğer tarafın dıştan boğum yerinden içten kesilir. Bu uçta boğum yeri
kalacağından kapalıdır, diğer uç açıktır. 16-17 cm. boyunda bir boru elde edilmiş olur. Açık uç hafif meyilli olarak düzeltilir.
Kapalı kısma doğru borunun bir kısmı çakı ile inceltilerek sesin hava geçişi ile temini sağlanır. Bu borunun üçte bir kadarı üste
kalması şartıyla ikişer santim arayla delikler açılır. Böylece yapılan çimonlar bu şekilde yan yana bağlanıp navın içine yerleştirilir.
Çıkan sesler birbiri ile tam manası ile uyumlu olmayabilirler. (Adnan Saygun) Nav: Farsça'da iyi oyulmuş odun manasında olup
bu tabiri eski Oğuzların da kullandığı aşikardır. Navlar hafif kıvrık boynuzu andırırlar. Odundan veya şemsiye sapının yarım
daire bölümünden yapılırlar. Aslında iç bükey bir teknecikten ibaret olup çimon/ çibu'lar içine yerleştirilir.

Kardasın: Navın son kısmındaki boynuza verilen isimdir.

 Kaçkar dağı: Koç boynuzunu andıran Gökçe Dengiz batısındaki Kaçkar Dağları da bu isimden esinlenilerek verilmiştir.
Goda: Tulumdan üflenen eğri boruya denir. Bulgarların gayda demeleri ile goda arasında muhakkak bir bağlantı vardır. Bu isim
ta Kelt'lerden kalmış olabilir. Eski Bulgar kavimleri Türklerle kardeş kavim olmalarının netiçesi olarak kelime Türkçe kökenli de
olabilir. Çayeli, Pazar, Ardeşen, Hemsin, Çamlihemşin, Fındıklı, Arhavi, Hopa, Şavşat, Yusufeli, İspir ve Giresun'nun
Şebinkarahisar ilçesinde düğün, bayram ve eğlencelerde kullanılan nefesli bir halk çalgısıdır. Önceleri sadece bu yörelerde
düğünlerde kullanılırdı. Fakat son zamanlarda çeşitli halk müziklerinin yanı sıra pop, rock ve özgün müziklerde de kullanılmaya
başlandı. Tabii bu da enstrümanın tanıtımım ve halkın dikkatini çekmekte önemli bir etken oldu. Tulumu başka ülkelerde
görmek te mümkün. Örneğin: Bulgaristan ve Yunanistan'ın bazı bölgelerinde görebilirsiniz. İskoçya ve Kuzey İrlanda'da şekil
olarak biraz değişik olmasma rağmen ses olarak hemen hemen aynı olması dikkat çekicidir.

 TEKNİK ÖZELLİKLERİ:

 Tulumda aktif olarak kullanılan beş tam ses vardır ve oktavı yoktur, koma sesi vardır. Son zamanlarda altı sesli tulumlar
denenmiş fakat pek başarı sağlanamamıştır. Tulumun ses tonu "si" "la" "sol" karar sesiyle, tınısı güzel olan ses elde edilir. Diğer
ses tonlarında tulum istenilen sesi vermez. Tulumun orjinal sesi "si" ve "la" dır.

 DUDULA (AĞIZLIK)

Tulumu şişirmek için kullanılan dudula; yuvarlak bir ağacın içi delinerek yapılır. Hava geriye kaçmasın diye de, iç taratma naylondan bir kapak yapılarak raptiye ile tutturulur.

 GÖVDE (DERİ KISMI)

Tulumun gövdesi genellikle keçi derisinden yapılır. Keçinin özellikle bir yaşında olmasma dikkat edilir. Çünkü bir yaşından küçük olan keçilerin derişi yumuşak (taze) olduğundan çabuk deforme olur. Keçi kesildikten sonra derişi çok dikkatli bir
şekilde delinmeden tulum olarak çıkartılır. Suyla karışık ateş külünde 2-3 gün bekletildikten sonra tüylerin dökülmesi sağlanır ve
tabaklama işlemi yapıldıktan sonra baş tarafı ve arka kısmı içeri gelecek şekilde tersten sıkıca bağlanır. Ön ayaklarının birine
dudula bağlanarak şişirilip asılır. Kuruduktan sonra sürekli yumuşak kalması için badem yağı ya da gliserin sürülür. (Yağ ile
bakım yapılmadığı sürede deri kuruyup çatlar ve hava kaçırır, bu yüzden tulum özelliğini yitirir.) Tulumun cephesinin güzel
görünmesi için üzerine değişik renk ve desenlerle kılıf yapılır.

NAV (SES VEREN KISIM)

Tulumun en önemli kısmı nav'dır. Nav özellikle şimşir ağacından yapılır. Yaklaşık 40 derece eğri şimşir ağacının içini düzgün bir
şekilde oyduktan sonra analıklar dediğimiz delikli 10 mm. çapında boruları ve kamıştan özel olarak yapılan çibun dediğimiz
sipsileri özenle ve düzgün şekilde nav'a yerleştirilir. Burada önemli olan iki adet sipsinin de aynı sesi vermesidir. Analıklarda 6
mm. delinmiş 5 adet çift sıra delik vardır ve yan yana olan bu deliklerden çıkan seslerin aynı ayarda olması şarttır aksi taktirde
ses bozuk çıkar. Sesler ayarlandıktan sonra nav'ı tulumumuzun diğer koluna bağlıyoruz ve tulumumuzu şişiriyoruz. Hava
tazyiğinden doğan güçle sipsilere gelen baskı sesin çıkmasına yol açar, parmak vuruşları ile ses notalara dönüşür. İyi tulum
çalabilmek için müzik bilgisinin yanı sıra iyi bir kulağa ve kuvvetli nefese sahip olmak gerekir.  

:YOREMIZIN TULUM SANATÇILARINDAN BAZILARI::

(TRT Sanatçısı), Remzi BEKAR, Yaşar ÇORBACIOĞLU, Mehmet DEMİRCİ, Osman Emin YağcıOsman YAZICI, Fikret BEKAR, Mahmut TURAN, Behçet GÜLAS, Yılmaz MERİÇ, Enver MUSLU, Rıdvan YILMAZ, İsmail TURAN, Naci ÇORBACIOĞLU, Hasan AYDİL, Ali ÇAMKERTEN, Recai ÇAKIR, Yalçın BABUZ, Hüseyin KUL, Varol TAŞER, Murat ATACAN. Hüseyin REYHAN, Hüseyin ALTAY ve Kemal GÜR

Hazırlayan: İslam BİLGİN









Copyright © Rasot Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2004-06-18 (19021 okuma)

[ Geri Dön ]


Access Denied