HoşGeldiniz Ziyaretci!
 İleri 1 Etkinlik Var 
25/12/2010 - 25/12/2010
Kübra&Fatih Yüce Düğün

Eylül 2010
  1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30  
Etkinlik Ekle Etkinlik Ekle

Dernek toplantısı
Düğün
Festival Etkinlikleri
Nişan
 Ana Menu 
atmacam.gif Genel
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Forumlar
tree-T.gif Atasözlerimiz
tree-T.gif Atma Türküler
tree-T.gif Fıkralar
tree-T.gif Şiirler
tree-T.gif Yöresel Dilimiz
tree-T.gif Karadeniz Mutfağı
tree-T.gif Arıcılık
tree-T.gif Köyümüzün_Ünlüleri
tree-T.gif Sayısal Loto Tahmini
tree-T.gif FotoğraflarBu Link Yeni Eklendi
tree-T.gif Karadeniz Linkleri
tree-T.gif İsimler ve Anlamları
tree-T.gif Bu Tarih Yıkılacakmı?
tree-T.gif Sohbet Oyun BulmacaBu Link Yeni Eklendi
tree-T.gif V i D e o L a R
tree-T.gif Oyun
tree-T.gif Bizi Destekleyenler
tree-T.gif Şehit Muhammet YÜCE İlköğretim Okulu
hamsim.gif Rize
tree-T.gif Rize_Fırma_Rehberi
tree-T.gif Rize Hakkında
tree-T.gif Rizede Turizm
tree-T.gif Rizeli Şehitler
tree-L.gif Rize Linkleri
cayfilizi.gif Çayeli
tree-T.gif Köy ve Mahalleler
tree-T.gif Çayelinden Öteye
tree-T.gif Çayın_dünü_bugünü
tree-L.gif Tulumum
nuke.gif Karaağaç Köyü Derneği
icon_members.gif Bize Ulaşın&İletişim
 Üye Menüsü 
Hoşgeldin, Ziyaretci
Üye Adı
Şifre

· Kayıt Ol
· Şifremi Kaybettim
Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 12
Üye: 1

Şu ana kadar
42951692
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç:
Ocak:2002

Açılış Sayfası Yap Açılış Sayfası Yap
Sık Kullanılanlara Ekle Sık Kullanılanlara Ekle
 Ziyaretçi Defterinden 
1:s.a: (mustafa şimşek)
2:selamlar... (ÇİÇEK YILDIRIM)
3:yardımla... (isimsiz)
4:NİŞANA D... (yasmin)
5:nişana d... (serdakan)
6:CAMİ ÇİN... (RECEP ÇAĞDAŞ)
7:halamın ... (Ahmet BALCI)
8:İLGİ VE ... (ZEKERİYA ÇAKIR)
9:nışan me... (SERKAN YILDIZ)
10:BAŞSAĞLI... (fantom53)

[ Tüm Mesajlar ]

Çayın Dünü Bugünü




Sayfa: 1/2


ÇAYIN DÜNÜ BUGÜNÜ

Çay, dünyada sudan sonra, en fazla içilen ve içme alışkanlığı gittikçe artan bir gıda ve içecek maddesi olarak, 5000 yıldan beri bilinen, sevilen, efsanesi, deyimleri, şiirleri, sanat ve sanayisi ile bir çay kültürü oluşturmuştur.
5000 yıllık bir geçmişi olan çayla Türkiye içme alışkanlığı olarak 1600 yıllarında tanışır. Üretimine Cumhuriyetin kuruluşundan sonra başlanan, 1963 yılına kadar talebin kısmen ithalatla karşılandığı, günümüzde ise Dünyanın tek natürel çayı olarak, hiçbir kimyasal mücadelenin olmadığı, herhangi bir pestisid taşımadığı için Amerika'dan Japonya ya, dev çay üreticileri olan Hindistan, Kenya, Seylan ve Endonezya pazarlarında yer alan, çay Türkiye de bugünlere nasıl geldi.

İlk Girişim 

Türkiye'de çay yetiştirme konusunda ilk girişimin Tanzimat devrinde 1888 yılında yapıldığı, dönemin yazılı belgelerinden anlaşılmaktadır. Edinilen bilgiye göre Japonya'dan getirilen çay tohumları Bursa ilinde ekilmiş, ancak ekolojik özelliklerin çay yetiştiriciliği için uygun olmaması nedeniyle bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

İlk Yayınlar 

Çay içme alışkanlığının halk arasında hızla yaygınlaşmasının etkisiyle Türkiye'de çay yetiştirilmesi sürekli, konuşulur ve tartışılır bir konu olmuştur. Bu arada çok az sayıda da olsa çay ile ilgili kitaplar yayınlanmıştır. O döneme ait çay ile ilgili ender yazılı kaynaklar şunlardır:
 

Tarih

Eserin Adı

 Yazar

1731
1879 
1893
1910

Çay Risalesi
Çay Risalesi
Çay
Çay Hakkında Malumat

Damât-zâde Ebû'l-Hayr Ahmed Efendî
Mehmet İzzet Seyit B.Ahmet Hamdi
Ali Nazıma
Mehmet İzzet Efendi

İlk Rapor

Türkiye'de çay yetiştirilmesi konusunda temel oluşturan girişim ise 1917 yılında gerçekleştirilmiştir. Zamanın 'Halkalı Ziraat Mektebi Alisi' müderrislerinden botanikçi ve eski Mardin Mebusu Ali Rıza ERTEN'inde aralarında bulunduğu bir heyet Batum ve çevresinin Türkiye'ye geri verilmesini izleyen günlerde inceleme yapmak üzere yöreye gönderilmiştir. Bu inceleme esnasında Ali Rıza Bey çay, narenciye ve bambunun Batum civarında yetiştirilmekte olduğunu görmüş; bu bitkilerden bilhassa çayı ilmi olarak da etüt etmiştir. İncelemelerini batıya doğru ilerletmesi neticesinde, Rize ve havalisinin toprak ve iklim özellikleriyle Batum ve civarı toprak ve iklim karakterlerinin birbirlerine çok benzer olduğunu gören Ali Rıza ERTEN, çayın Anadolu'muzun bu parçasında da yetiştirilebileceği kanaatine varmıştır.
Bu teknik gezinin neticeleri daha sonraları 'Şimali Şarki Anadolu ve Kafkasyada Tetkikatı Ziraiye' adlı bir kitapta yayınlanmıştır. İşte; memleketimizde ilk defa olarak bu kitapta, çayın Rize dolaylarında yetiştirilmesinin mümkün olduğu, sebepleri ile birlikte ifade edilmiştir.
Anılan kitapta çayın Türkiye'deki dünü açısından o günkü İstanbul Gümrüğüne dış alım yoluyla gelen çayları görebiliriz.

Yıllar

1919

1920

1921

1922

1923

Miktar (Kg)

527.586

433.550

127.103

120.430

670.930

Ancak, Birinci Dünya Harbinden sonra ortaya çıkan öncelikli olaylar nedeniyle Ali Rıza ERTEN'in raporu dikkate alınamadı.


1900'lü yılların başında Batum'da bir çay bahçesi

407 Sayılı Çay Kanunu 

Savaş öncesi para kazanmak üzere Batum ve yöresine giden Doğu Karadenizlilerin savaştan sonra bu olanağı bulamamaları, sorunların daha belirgin şekilde ortaya çıkmasına neden oldu. İşsizlik ve yoksulluk nedenleriyle bölge insanlarının yurdun değişik yerlerinde çalışma zorunda olmaları ve ailelerinden uzakta yaşamaları bölgede iş alanlarının yaratılmasını zorunlu kıldı. Sorunun çözüme kavuşturulması ve bölge insanlarına gelir kaynağı yaratılması için o günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde önemli görüşmeler yapıldı. Uzun görüşmeler sonunda Büyük Millet Meclisi'nde 6 Şubat 1924 tarihinde 'Rize Vilayeti ile Borçka Kazasında Fındık, Portakal, Mandalina, Limon ve Çay Yetiştirilmesi' adında 407 sayılı Kanun kabul edildi.

İlk Çay Fidanlığı

Kanunun yürürlüğe girmesinden hemen sonra çay tarımı ile ilgili ön denemeler yapmak, bölgede meyveciliğin gelişmesini sağlamak amacıyla Rize'de 'Bahçe Kültür İstasyonu' kuruldu. İşleri organize etmesi ve yürütmesi için Ziraat Umum Müfettişi Zihni DERİN görevlendirildi. İzleyen yılın başında çay ve narenciye konularında bilgi ve görgüsünü artırması, çay tohumu satın alması için Rize Ziraat Memuru Batum'a gönderildi. Batum'dan satın alınan bir miktar çay tohumu ile Rize'de bugünkü Merkez Fidanlığında çay fidanı üretilmeye başlandı.
Rize Merkez fidanlığında üretilen fidanlar bir yandan yöre halkına dağıtılırken bir yandan da üretim denemeleri yapılması için pek çok ilimize gönderildi. Bu illerin tümündeki koşullar, Ali Rıza ERTEN'in raporunda ayrıntılı şekilde açıklanmış bulunan çayın ekolojisine uymuyordu. Zaman ilerledikçe çay fidanlarının üretim ve dağıtımındaki heyecan, üreticilerin ilgisizliğine paralel olarak azaldı. Gerekli destekten yoksun bulunan ve yeterli bilgi verilmeyen üreticiler, geleceğin neler getireceğini bilmedikleri için çay tarımına olan ilgilerini yitirdiler.

Kendi Kendine Yetme İlkesi 

Hükümetin, Kendi Kendine Yetme ilkesini benimsemesi ve 1933 yılında bunu bir programa bağlaması üzerine, ülkemizde çay tarımı yeniden gündeme geldi. Ancak organizasyonun sağlanması ve hazırlık çalışmalarının tamamlanabilmesi için iki yıl daha geçti. 1935 yılında Ziraat Vekili Prof. Dr. Muhlis ERKMEN'in bir bilim heyeti ile birlikte Rize'ye yaptığı inceleme gezisinde, bölgenin çay tarımı ve sanayisinin gelişmesine her yönden elverişli olduğu kanısına varıldı.

Üretimin Yaygınlaştırılması

Tartışmalar ve yazışmalarla iki yıl daha geçer ve 1937 yılına gelinir. Çay tarımının yerleştirilip geliştirilmesi için Zihni DERİN tam yetki ile yeniden görevlendirilir. Geçmişte kaybedilen yılların deneyimleriyle sıkı tutulan işler bu kez daha bilinçli ve programlı şekilde yürütülmeğe başlanır.
Tohum damızlık bahçeleri kurmak, fidan üretip yeniden üretmek amacıyla, 1937, 1939 ve 1940 yıllarında Sovyetler Birliği'nden Gürcistan kökenli toplam 70 ton çay tohumu satın alınarak üretim yaygınlaştırılır.
Günlük kapasiteleri 1 ton civarında olan ilk atölyeler şunlardır:
1939 -1946 yılları arasında çalışan Fidanlık Atölyesi
1942 - 1946 " Uzunkaya "
1942 - 1949 " Gündoğdu "
1945 - 1949 " Çayeli "

1939 - 1946 Yıları Arasında Atölye Ortamında İşlenen Çaylar

Yıllar

Dikim Alanı
Dekar

Üretici
Sayısı

Yaş Çay Alımı 
(Kg)

Kuruçay
(Kg)

1939

1.550

1.824

815

181

1940

7.343

5.052

855

191

1941

8.923

5.395

2.700

600

1942

9.812

5.853

32.917

7.001

1943

12.696

7.588

68.346

16.977

1944

15.521

8.776

160.240

30.849

1945

17.823

9.736

225.088

53.945

1946

20.672

11.092

382.316

93.067

3788 Sayılı Çay Kanunu

27 Mart 1940 tarihinde çıkarılan 3788 sayılı Çay Kanunu ile çay tarımının ve üreticilerin desteklenmesi güvence altına alındı. Bu kanun ve bu kanuna dayalı çıkarılan kararname ile çay tarım alanları, ekolojik ilkelere göre Araklı deresinden Sovyetler Birliği hududuna kadar değin ve 15 km içeriye kadar olabilecek şekilde belirlendi.

Yaş Yaprak Fiyatları

Altının 9 lira olduğu 1938 senesine kadar yaprağın kilo fiyatı 60 kuruş olarak tespit edildi.
İkinci Dünya Savaşının ortaya çıkardığı pahalılık karşısında 150 kuruş.
1949 da ortalama olarak 180 kuruş, 1954 de 200, 1957 de 250, 1959 dan itibaren 300 kuruş.
Üretici 1939 da 24 kilo yaş yaprakla bir Reşat Altını alırken 2004 de aynı altını alabilmek için 278 kilo yaş yaprak vermek durumuna düşmüştür. Yaş yaprak  fiyatlarının Reşat Altını ile karşılaştırılması yaygın olduğu için bu değerleri bir tablo haline getirmenin hoş olacağını düşündük.

1 Reşat Altını Almak İçin Kaç Kilogram Yaş Çay Satmak Gerekiyor?

Yıllar

Çay Kg

Yıllar

Çay Kg

Yıllar

Çay Kg

Yıllar

Çay Kg

1939

24

1956

50

1973

105

1984

300

1940

35

1958

65

1976

128

1985

277

1941

43

1959

50

1977

156

1986

386

1945

20

1963

45

1978

245

1987

499

1947

18

1965

50

1979

375

1988

477

1948

23

1969

58

1980

458

1989

329

1949

29

1970

68

1981

295

1990

288

1954

36

1971

78

1982

265

2002

328

1955

40

1972

93

1983

346

2004

278


İlk Çay Kredisi

Çay tüketim ve dış alım durumu göz önüne alınarak 30 bin dönümlük bir alan, çay tarımı için ayrıldı ve Ziraat Bankası'nın 5 yıl süreyle üreticiye faizsiz olarak 25 lira kredi vermesi kararlaştırıldı.

4223 Sayılı Kahve Çay İnhisarı Kanunu

Kahvenin yanında çay da bu kanun ile Tekel'e alınmış ve üretilen çaylar Tekel idaresine verilmiştir. Anılan kanunda; çayın devlet tekeli altında olduğuna, bu tekelin Tekel Genel Müdürlüğü'nce sağlanacağına, çayın perakende satış fiyatının yurdun her yanında aynı olacağına ve yaş çay yaprağının kanuni yetkisi olmayanlar tarafından üretilmesi, işlenmesi, satılması, Türkiye'ye sokulmasının 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun hükümlerine bağlı olacağına ilişkin hükümler yer almıştır.

İlk Çay Fabrikası

Bu yıllarda elde edilen yaş çay yaprağı Zihni DERİN atölyelerinde işlendi. Giderek yaş çay üretiminin artması nedeniyle çay fabrikası kurma zorunluluğu ortaya çıktı. İlk çay fabrikası 60 ton/gün kapasiteli olarak 1947 yılında Rize'nin Fener mevkiinde işletmeye açıldı.
Takip eden yıllarda bir yandan Türkiye nüfusunun artması, bir yandan çay içme alışkanlığının yaygınlaşmasına karşın; yıl ve yıl yaş çay alanlarının gelişmesi ve buna paralel olarak fabrika sayısı ve işleme kapasitesinin artmasıyla Kendi Kendine Yeterlilik İlkesi'nin gerçekleşmesi süreci devam edecekti.

1947 - 1962 Yılları Arası Çay İstatistikleri

Yıllar

Dikim Alanı
Dekar

Üretici Sayısı

Yaş Çay Alımı
(Ton)

Kuruçay
(Ton)

Dış Alımlar
(Ton)

1947

25.254

11.650

411

98

 

1948

25.751

11.909

647

150

1.059

1949

25.824

11.866

679

159

1.336

1950

26.423

11.976

834

208

1.744

1951

28.587

16.880

1.144

332

2.503

1952

39.114

30.962

1.877

424

2.016

1953

49.707

34.684

2.277

513

2.763

1954

64.049

43.565

3.214

719

2.770

1955

71.842

45.342

5.438

1.191

2.450

1956

82.719

58.146

6.997

1.535

2.313

1957

102.083

58.843

10.976

2.442

3.984

1958

117.079

59.076

14.365

3.351

4.156

1959

118.762

61.625

18.417

4.523

5.189

1960

134.880

63.497

25.958

5.756

3.919

1961

149.518

68.188

24.222

5.663

 

1962

159.447

79.133

37.540

8.644

 

İlk Çay İhracatı 

1947 yılından beri1 fabrika bazında üretimine başlanan çay 1963 yılına gelindiğinde 18 fabrika ve 1.340 ton/gün işleme kapasitesine çıkmıştı. Bu yıla kadar iç piyasa ihtiyacı karşılanamaz durumda idi, talep ancak ithalat yoluyla dengelenebiliyordu. Ama Türk çaycılığı bu yıldan itibaren Dünya çay pazarındaki konumunu değiştiriyor, ithalatçı bir ülke durumundan ihracatçı bir ülke haline geliyordu. İlk ihracat 1963 yılında 143 ton olarak  gerçekleşmişti.

 




Sonraki Sayfa (2/2) Sonraki Sayfa




Access Denied