Yayla Bir Tutkudur

Bu bölgeye yorgun ve bitkin bir vaziyette vardığımızda sağolsun Salim abi yetişti imdadımıza. Tanrı misafiri olduğumuz evinde kendi kendi ürettiği peynir, kaymak, bal ve zeytinle (zeytin kendi mahsulü değil elbette :)) yine kendi evlerinde yaptıkları bir çeşit pideye benzeyen ekmeklere yumularak gideriyoruz açlığımızı
Tabii yanında dağ suyuyla demlenmiş sıcacık tavşan kanı çaylarla… Eh karnımız tok olunca yüzler de gülmeye başlıyor.
Fotoğraf çekiminin ardından “yolcu yolunda gerek” diyor ve devam ediyoruz pedallamaya. Etraftaki hayvanlar o kadar temiz ki gidip sarılası geliyor insanın 🙂 Önümüzde 2 seçenek var. Ya bir şekilde yolunu bulup yaylalardan İkizdere’ye ineceğiz, ya da Çayeli’ne inip oradan İkizdere’ye geçeceğiz. Rakım yükseldikçe karların içine doğru gidiyoruz…
Ekip artık iyice yorgun düştü. Bisikletleri elimizle götürmeye başlıyoruz… Derken sonunda Zargistal Yaylası’na varıyoruz. Bu sisin içinde heleki nemli bir havada pek çadır kurmaya niyetimiz yok. Ya burada bir ev bulacağız, ya da hava kararmadan acilen inişe geçip bulutların altına indikten sonra bir düzlükte kamp atacağız. O sırada evlerinin yanında gördüğümüz Ayşe teyzelere anlatıyoruz durumu. sağolsunlar kendileri komşu eve geçip misafir ediyorlar bizi kendi evelerinde. Böylelikle yayla evlerinde kaymak, peynir gibi süt ürünleriyle karnımızı doyurarak geçiriyoruz günü. Ben de bitmek tükenmek bilmeyen çay isteğimi biraz olsun dizginlemiş oluyorum buralarda…
Odun sobasının yanında geçen sıcak ve rahat bir gecenin ardından aydınlık bir sabaha uyanıyoruz yeniden.
Bisikletler bakıma giriyor…
Bizi evlerine misafir eden teyzeler. Sağdaki teyzenin merdanesini çevirdiği alet sütten kaymak yapıyor. Üstten sütü koyuyorsunuz, merdaneyi çeviriyorsunuz ve buyrun size nefis kaymak…
Normal rotamızdan sapınca yolları gösteren sadece Atlas haritası var elimde. Bu haritaya göre Abelot yaylası üzerinden İkizdere’ye inen bir yol var. Karşı dağlarda da bu yolları görünce şansımızı denemek üzere yola koyuluyoruz.
Yolun en yüksek noktası… Bir süre daha ilerlediğimizde Abelot yaylasından sonra haritada görünen yolun bittiğini görünce büyük bir hüsrana uğruyoruz. Bu kadar yükseklere tırmanmışken tekrar deniz seviyesine inecek olmak epey üzüyor bizleri. Karşı dağlarda İkizdere yönüne giden yolları görmemize rağmen o tarafa geçememek çok sinir bozucu bir durum. Çaresi mecburi inişe geçiyoruz…