Karaağaç Köyü

 
Karaağaç köyü vadisinden bir görünüm
  KARAAĞAÇ KÖYÜ:

Eski ismi raşot`tur .  1958 ler den önce  Karaağaç, Çeşmeli ve Yıldızeli köylerinin de  ismidir.  1959`da  Çeşmeli daha sonraki yıllarda da Yıldızeli köylerinin muhtarlıkları ayrılmıştır


Karaağac köyüne ulaşım haritası 
Karaağaç köyü Çayeli`nin güneyinde olup şehir merkezine uzaklığı 11 km. dır.Bu yolun 7 km asfalt 2 km si beton  geri kalan 2 km si   toprak yoldur. Köye ulaşmak için Çayeli şehir merkezine gelmeden Büyükköy sapağından girilerek  7 km sonra Büyükköy yolundan ayrılarak Haytef  köprüsünü geçerek köye ulaşılır. Çeşmeli ve Yıldızeli köylerinden`de rahat bir şekilde ulaşım sağlanabilir. Köy Çeşmeli, Yıldızeli. Gürgenli ve Derecik köyleriyle çevrelenmiştir.

Köyün mahalleleri,  Mektep (merkez), Aloğlu , Oksuzli,  Tumasli, Boğosli, Husikaler, Milog, Yukarı sirt, aşağı sirt  Çahdahhor, iniş, ve dalakli. Bu mahalleler yamaç arazi üzerinde dağınık bir şekilde kurulmuştur. Köyün arazisi 17000 dekar civarindadır      Yaklaşık 250 hane vardır. Son yıllarda İlçemizden büyük şehirlere verilen göçten yaklaşık %90 İstanbul olmak üzere  yeterince nasibini almıştır.  Kışın çok mahallede evler kapatılıp geriye kalan hane sayısı  30`u geçmez.  Okuma-yazma oranı % 99’dür. Gelir kaynağı çay  ve arıcılık olup son yıllarda kivi de yetiştirilmektedir.Köyün 1 ilköğretim okulu, 1 sağlık ev’i, 4 adet öğretmen lojmanı ve 1 camisi vardır.

 

Çayeli Derneğinin çıkarmakta olduğu Çayeli dergisi büyük bir beğeniyle izlenmekte, derginin bu ayki sayısında Karaağaçla ilgili tanıtım sabırsızlıkla beklenmektedir.

 

 

 

Köy üç şehit verdi. 1980 yılında Cevahir YILDIRIM nöbet tutarken arkadaşının silahından  çıkan kaza kurşunu ile şehit oldu.
17.08.1993  yılında Muhammet YÜCE   Dicle İlçesi ‘nin İsmail Boğazı mevkiinde arazı taraması  operasyonu sırasında teroristlerle çıkan çatışma sonucunda şehit olmuştur. Şehit olduğunda bekardı.
ŞEHİT Maksut YILDIZ  01.02.1971 yılında karaağaç köyünde doğan acemi birliğini ANKARA Etimeskut`ta  yaptıktan sonra, dağıtımda AĞRI Patnos`a gitti burada 12 aylık askerken izinli olarak köyüne geldi. İzninin bitimine üç gün kalmasına rağmen, kalan altı ayını bitirmek için, usta birliği olan AĞRI  Patnos`a giderken ERZURUM Köprüköy mevkiinde 11.02.1992 de geçirdiği trafik kazası sonucu şehit oldu. Şehit olduğunda bekardı. Bütün ŞEHİTLERİMİZİN ruhları ŞAD olsun.
Karaağaç köyü ilköğretim okulu Muhammet YÜCE` nin  anısına Şehit Muhammet YÜCE ilköğretim okulu alarak değiştirildi. Çevre köylerdeki öğretmen ve öğrenci yetersizliğinden KARAAĞAÇ KÖYU ŞEHİT MUHAMMET YÜCE İLKÖĞRETİM OKULU merkezi okul seçilerek, çevre köylerdeki öğrenciler servislerle bu okulda öğrenimlerine devam etmektedirler.

 

 

 

Köydeki demir ustası Şaban YILDIRIM (topal Şaban):  Köye uzun yıllar  yürüme özürlü olmasına rağmen oturduğu yerde hizmet verdi. Yaptığı malzemeler arasında soba guzina (kuzina) köydeki teleferiklerin bir çok malzemesini de yapardı en güzeli kendisi için eski parçalardan yaptığı 3 tekerli araba idi. Bu araba ile musadağı çay fabrikasına inerken yaptığı kaza sonucu hem arabasını ve arabasında olan arkadaşını kaybetti.
Marangoz Ali KARAKAŞ: Marangoz atölyesi ile köyün büyük ölçüde ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Bir anısına yer vermek istiyorum. Köydeki bir inşaatta,   usta sıva yapabilmek için,  Ali dayıdan kapı kasnağı yapmasını ister ali dayı kasnağı yapıp o inşaata gönderdiğinde kasnaklar yerine büyük gelir, usta hemen kasnağı geri götürür, ali dayı bunu 10 cm küçülteceksin der Ali dayı şöyle bir bakar ve cevap verir “neyse odur siz duvarı kırın”
 

Sıcak demir ustası Ahmet VARELCİ: 1931 yılında eski ismi Rasot yeni ismi Karaağaç köyünde doğan Ahmet usta   1942 yılında üç gen bir eğeyi  biçak yaptırmak için kotiloğlu Ahmet ustaya gider. Bu eğeden biçak olmaz yanıtı alınca köye geri döner. Bu dönem köyde üç yıllık bir okul açılır, çalışmayı ve sanatı seven Ahmet usta,  tercihini okumaktan yana yapıp köyde açılmış okulu birincilikle bitirir. Okula başlamadan önce giysisinin olmadığını söyleyen Ahmet usta bu ihtiyacını dağlardan kestane odunundan yaptığı kömürü kalaycılara satarak ihtiyacını karşılar. 1945 yılında kalaycıda gördüğü körüğü model alarak el körüğü yapan usta,  eski üçgen eğesini daha örsü olmadan balyoz üzerine biçak ve ot orağı yaparak 100 kuruş para kazanan Ahmet usta konuşmasına devam eder. Sırasıyla 1946 yılında Mehmet ustanın yanında 14 ay, kotiloğlu Mustafa`nın yanında da 7 ay çalışıp bu zaman içerisinde kazandığı para ile kendinin dükkan açabilmesi için aletler satın alan usta son olarak ta Kotiloğlu Ahmet ustanın yanında iki sene çalışarak sıcak demir ve kum kaynağı ustası olur. 1950 yılında kendi evinin yanında hizmete başlayan Ahmet usta yıllar geç tikçe kendini sürekli yenileyerek günümüzde kaliteli ev aletleri yapmaktadır.  Yaptığı ev aletleri görünüm ve kalitesiyle dikkatleri çekmektedir. Ahmet ustanın yaptığı aletlerden bazıları: Balta, tahra, ot arağı, çay orağı, çay makası, keser ve bıçak.

Bu bilgileri bize ulaştıran Ahmet ustanın oğulları, Mustafa ve Ramazan`a   şükranlarımızı iletiyoruz

 

 

 
Ramazan KARAKAŞ
Köyde bugüne kadar  muhtarlık yapan kişiler: İdris KARAKAŞ sefer birlik zamanı, Hazma BOĞAZ, Eyüp BOĞAZ,  Habib ALOĞLU,  Mehmet ziya YILDIRIM,  Selahattin  YIDIRIM,  Mehmet ziya YILDIRIM 1958-1994(uzun donemler muhtarlık yaptı), Yahya ALOĞLU1994-1999 ve Ramazan KARAKAŞ 1999-

Bu bilgiler eski muhtar Mehmet ziya Yıldırım`dan alındı


Eski muhtar Mehmet Ziya YILDIRIM

 

 

Köyde kullanılan soy isimler , Memişoğları (Şimdiki Yıldırım soy isimlerinin büyük bir kısmı) Yıldırım, Boğaz Topçu, Öksüm. Yağcı, Demir, Karakaş,  Yüce, Aloğlu, Turan, Bilgin, KILIÇ, Demirkapi Varelci, Şimşek, Yıldız, İpekçi, Eğribıçak, Petekçi, yazıcı, Hacı Cevahiroğlu ve Şekerci  Soyisimleri kullanılmaktadır.
Karaağaç Köyü 1972 yılında elektriğe Selahattın Yıldırım ve Yunus Yüce öncülüğünde kavuştu. Köye elektrik gelmeden önce 1967 yılında Rahman İpekçi dereye kurduğu  değirmen tarzındaki (dinamo)  ile elektrik üreterek kendi ve yakın komşularının evini aydınlattı.

 

*Köy sınırları içerisinde, toplam yedi değirmen vardı. İsimleri şöyle: çaydohhor değirmeni, caminin altı değirmeni, öksuzli değirmeni, taş değirmen, husikalar değirmeni, konçol dede değirmeni ve gomelevat değirmeni.  günümüzde bu değirmenlerden bir tanesi ayakta kalabildi oda husikalar değirmenidir.

 

Yandaki resimde husikalar değirmenin iç kısmı gözükmekte

 

 

 
 
Fıkra gibi:

Köye ilk telefon 1984 yılında geldi bu telefonlar bilindiği gibi manuel santralle evlere bağlanırdı. İstanbul`da olan oğlu köyde annesinin evine telefon bağlandığını öğrenince hemen telefona sarılır karşısına köyün santraline hizmet veren terzi Ahmet (rahmetli) çıkar Ahmet abi`ye halini hatırını sorduktan sonra “abi ya annem evde mi? şunu bi bağla da sesini bir duyayım” der. Ahmet abi hemen annesinin telefonuna zil çaldırmaya başlar, telefonu açan annesi telefonda “alo” diye bir ses duyar, anne bu sesi hemen tanır ve şöyle der: “ben alo deyilim ananım anan! ”

Bu bilgiler  Çayeli ve köylerini tanıtımını yapmaya çalışan  www.rasot.com  sitesi yapımcısı tarafından  hazırlandı

İslam BİLGİN